T

Terimler Sözlüğü

Tanım

A  Abse (Abscess) Diş, diş eti veya çevre yumuşak dokularda bakteriyel enfeksiyon sonucu oluşan, içi pürülan materyal ile dolu patolojik oluşumdur. Klinik olarak ağrı, şişlik, kızarıklık ve fonksiyon kaybı ile seyredebilir. Tedavi edilmediğinde enfeksiyonun çevre dokulara yayılması veya sistemik komplikasyonlara yol açması mümkündür.  Adeziv (Adhesive) Restoratif diş hekimliğinde dolgu ve kaplama materyallerinin mine ve dentin yüzeyine bağlanmasını sağlayan kimyasal ajanları ifade eder. Adeziv sistemler, restorasyonların uzun dönem başarısında kritik rol oynar.  Adeziv Sistem (Adhesive System) Diş dokusu ile restoratif materyal arasında mikromekanik ve kimyasal bağ oluşturmayı amaçlayan çok aşamalı bağlanma sistemleridir. Güncel adeziv sistemler self-etch, total-etch ve universal olarak sınıflandırılmaktadır.  Ağız Hijyeni (Oral Hygiene) Ağız ve diş sağlığının korunması amacıyla uygulanan bireysel bakım alışkanlıkları ve profesyonel temizlik uygulamalarının bütünüdür. Yetersiz ağız hijyeni, çürük ve periodontal hastalıkların başlıca nedenleri arasındadır.  Ağız Kokusu (Halitosis) Ağız içi veya sistemik faktörlere bağlı olarak ortaya çıkan kötü koku durumudur. En sık nedenleri arasında periodontal hastalıklar, dil üzerindeki bakteri birikimi ve ağız kuruluğu yer alır.  Air Flow (Air Polishing System) Diş yüzeyindeki plak, pigmentasyon ve yumuşak birikimlerin; hava, su ve özel toz karışımı ile uzaklaştırılmasını sağlayan profesyonel temizlik sistemidir. Özellikle profilaksi ve periodontal bakımda kullanılır. \n Akışkan Kompozit (Flowable Composite) Düşük viskoziteye sahip kompozit rezin materyalidir. Küçük kavitelerde, fissür örtücü uygulamalarda ve restorasyonların adaptasyonunu artırmak amacıyla tercih edilir.  Aljinat (Alginate) Elastik hidrokolloid esaslı, ağız içi ölçü alma işlemlerinde yaygın olarak kullanılan dental ölçü materyalidir. Kolay uygulanabilir olması ve kısa sertleşme süresi ile bilinir.  Alveol (Alveolus) Diş köklerinin çene kemiği içerisinde yer aldığı anatomik kemik boşluklarıdır. Diş çekimi sonrası alveol yapısının korunması, ileri protetik ve implant tedavileri açısından önemlidir.  Alveolit (Alveolitis / Dry Socket) Diş çekimi sonrasında alveol içerisindeki kan pıhtısının bozulması veya kaybı sonucu gelişen inflamatuar komplikasyondur. Şiddetli ağrı ve kötü koku ile karakterizedir.  Amalgam (Amalgam) Cıva ile gümüş, kalay ve bakır alaşımlarının birleşiminden oluşan restoratif dolgu materyalidir. Yüksek dayanıklılığı nedeniyle özellikle arka grup dişlerde kullanılmıştır.  Anamnez (Medical History) Hastanın sistemik sağlık durumu, kullandığı ilaçlar, alerjileri ve önceki dental tedavileri hakkında bilgi toplanmasını kapsayan değerlendirme sürecidir. Güvenli tedavi planlamasının temel basamağını oluşturur.  Apeks (Apex) Diş kökünün en uç kısmını ifade eden anatomik yapıdır. Endodontik tedavilerde çalışma boyunun belirlenmesinde referans noktası olarak kullanılır. \n Apeksifikasyon (Apexification) Kök gelişimi tamamlanmamış ve pulpası nekrotik dişlerde, kök ucunda yapay bir apikal bariyer oluşturmayı amaçlayan endodontik tedavi yöntemidir.  Artikülasyon (Articulation) Alt ve üst çenedeki dişlerin fonksiyonel hareketler sırasında kurduğu temas ilişkisini ifade eder. Sağlıklı artikülasyon, çiğneme fonksiyonu ve temporomandibular eklem sağlığı açısından önemlidir.  Aspiratör (Saliva Ejector) Dental işlemler sırasında ağız içindeki tükürük, kan ve sıvıların uzaklaştırılmasını sağlayan yardımcı ekipmandır. Görüş alanını iyileştirir ve hasta konforunu artırır. B  Bakteriyel Plak (Bacterial Plaque) Diş yüzeyine tutunan mikroorganizmalar, tükürük proteinleri ve hücresel artıkların oluşturduğu yapışkan biyofilmdir. Dental plak, diş çürükleri ve periodontal hastalıkların primer etiyolojik faktörü olarak kabul edilir.  Bağlanma Gücü (Bond Strength) Restoratif materyalin diş dokusuna tutunma kapasitesini ifade eden mekanik özelliktir. Adeziv sistemlerin klinik başarısı, bağlanma gücünün yeterli ve uzun süreli olmasına bağlıdır.  Beyazlatma (Tooth Whitening / Bleaching) Dişlerin renklenmesine neden olan organik ve inorganik pigmentlerin kimyasal ajanlar yardımıyla giderilmesini amaçlayan estetik diş hekimliği uygulamasıdır. Ofis tipi ve ev tipi beyazlatma yöntemleri bulunmaktadır.  Bifurkasyon (Bifurcation) Çok köklü dişlerde köklerin birbirinden ayrıldığı anatomik bölgeyi ifade eder. Bifurkasyon bölgeleri, periodontal hastalıkların ilerlemesi açısından riskli alanlar arasında yer alır. \n Biyofilm (Biofilm) Mikroorganizmaların yüzeylere tutunarak oluşturduğu, hücre dışı matriks ile çevrili organize yapıdadır. Dental plak, ağız içindeki en yaygın biyofilm örneğidir ve antibakteriyel ajanlara karşı direnç gösterebilir.  Biyouyumluluk (Biocompatibility) Dental materyallerin canlı dokularla uyumlu olması ve toksik, alerjik veya inflamatuar reaksiyonlara neden olmama özelliğidir. Uzun dönem klinik kullanım için temel gerekliliklerden biridir.  Bite (Kapanış) (Bite / Occlusion) Alt ve üst dişlerin birbiriyle olan temas ilişkisini ifade eden genel terimdir. Kapanış bozuklukları çiğneme fonksiyonu ve eklem sağlığını olumsuz etkileyebilir.  Bite-Wing Radyografi (Bitewing Radiograph) Özellikle dişlerin ara yüz çürüklerinin ve alveol kemik seviyesinin değerlendirilmesinde kullanılan intraoral radyografi tekniğidir. Koruyucu diş hekimliğinde önemli bir tanı aracıdır.  Bonding (Dental Bonding) Kompozit rezin materyaller kullanılarak dişlerin form, renk veya küçük yapısal bozukluklarının düzeltilmesini amaçlayan estetik restoratif işlemdir. Minimal invaziv bir yaklaşım sunar.  Bölgesel Anestezi (Regional Anesthesia) Belirli bir sinir dalının bloke edilmesi yoluyla geniş bir alanın uyuşturulmasını sağlayan anestezi yöntemidir. Dental cerrahi ve restoratif işlemlerde yaygın olarak uygulanır.  Bruksizm (Bruxism) Dişlerin istemsiz şekilde sıkılması veya gıcırdatılması ile karakterize parafonksiyonel alışkanlıktır. Uzun süreli bruksizm, diş aşınmaları, restorasyon kırıkları ve temporomandibular eklem rahatsızlıklarına yol açabilir. \n Bukkal (Buccal) Dişlerin yanak tarafına bakan yüzeyini tanımlayan anatomik terimdir. Klinik muayene ve restoratif planlamalarda yön belirtmek amacıyla kullanılır.  Bukkal Kemik (Buccal Bone) Diş köklerinin yanak tarafında yer alan alveoler kemik tabakasıdır. İmplant cerrahisi ve çekim sonrası iyileşme süreçlerinde bukkal kemiğin korunması estetik ve fonksiyon açısından önemlidir.  Bukkal Mukozit (Buccal Mucositis) Yanak mukozasında inflamasyon, kızarıklık ve hassasiyet ile karakterize klinik durumdur. Travma, enfeksiyon veya sistemik hastalıklarla ilişkili olarak gelişebilir. C  CAD/CAM (Computer-Aided Design / Computer-Aided Manufacturing) Bilgisayar destekli tasarım ve üretim teknolojileri kullanılarak dental restorasyonların hazırlanmasını sağlayan dijital sistemlerdir. Özellikle kron, köprü ve inley–onley restorasyonlarında yüksek hassasiyet ve zaman tasarrufu sağlar.  Cam İyonomer Siman (Glass Ionomer Cement) Flor salınımı yapabilen, diş dokusuna kimyasal olarak bağlanan restoratif siman türüdür. Özellikle servikal lezyonlar ve pedodontide tercih edilir.  CBCT (Cone Beam Computed Tomography) Üç boyutlu dental ve maksillofasiyal görüntüleme sağlayan ileri radyolojik tanı yöntemidir. İmplant planlaması, gömülü dişlerin değerlendirilmesi ve cerrahi risk analizlerinde yaygın olarak kullanılır.  Cementasyon (Cementation) Sabit protetik restorasyonların veya ortodontik apareylerin diş yüzeyine kalıcı ya da geçici olarak sabitlenmesi işlemidir. Kullanılan siman türü restorasyonun başarısını doğrudan etkiler. \n Cerrahi Flep (Surgical Flap) Cerrahi işlemler sırasında kemik ve kök yüzeylerine erişim sağlamak amacıyla diş eti dokusunun kontrollü şekilde kaldırılmasıdır. Periodontal ve implant cerrahilerinde yaygın olarak uygulanır.  Cervikal Lezyon (Cervical Lesion) Dişin mine–sement birleşimi bölgesinde oluşan madde kayıplarını ifade eder. Aşırı fırçalama, asidik erozyon veya oklüzal stresle ilişkili olabilir.  Crestal Kemik (Crestal Bone) Alveol kemiğinin en koronal kısmını ifade eder. Periodontal hastalıklar ve implant çevresi kemik kaybının değerlendirilmesinde önemli bir anatomik referanstır.  Cusp Fraktürü (Cusp Fracture) Dişin tüberkül yapısının travma veya aşırı kuvvetler sonucu kırılması durumudur. Genellikle restoratif veya protetik tedavi gerektirir. Ç  Çapraz Kapanış (Crossbite) Alt ve üst dişlerin transversal yönde normal kapanış ilişkisini bozacak şekilde konumlanması durumudur. Ortodontik tedavi gerektirebilir.  Çürük (Dental Caries) Bakterilerin metabolik faaliyetleri sonucu oluşan asitlerin diş minesini ve dentin dokusunu demineralize etmesiyle meydana gelen patolojik süreçtir. Tedavi edilmediğinde pulpa dokusuna ilerleyebilir.  Çürük Aktivitesi (Caries Activity) Ağız ortamındaki çürük oluşum potansiyelini ifade eden klinik kavramdır. Bakteriyel yük, tükürük miktarı ve beslenme alışkanlıkları ile ilişkilidir. \nD  Dentin (Dentin) Mine tabakasının altında yer alan, dişin ana yapısını oluşturan sert dokudur. Dentin dokusu tübüler yapısı nedeniyle uyarılara karşı daha hassastır ve pulpa ile doğrudan ilişkilidir.  Dental Plak (Dental Plaque) Diş yüzeyine tutunan mikroorganizmalar, tükürük proteinleri ve hücresel artıklardan oluşan yapışkan biyofilm tabakasıdır. Diş çürükleri ve periodontal hastalıkların temel etiyolojik faktörüdür.  Dental Taş (Dental Calculus) Dental plakların zamanla mineralize olarak sertleşmesi sonucu oluşan birikimlerdir. Diş eti iltihabı ve periodontitis gelişiminde önemli rol oynar.  Dezenfeksiyon (Disinfection) Dental alet ve yüzeylerde bulunan patojen mikroorganizmaların sayısının kimyasal veya fiziksel yöntemlerle azaltılması işlemidir. Enfeksiyon kontrolünün temel basamaklarından biridir.  Diferansiyel Tanı (Differential Diagnosis) Benzer klinik bulgulara sahip hastalıkların ayırt edilmesi amacıyla yapılan sistematik değerlendirme sürecidir. Doğru tedavi planlaması için kritik öneme sahiptir.  Dijital Ölçü (Digital Impression) Ağız içinin optik tarayıcılar yardımıyla üç boyutlu olarak kaydedilmesini sağlayan ölçü alma yöntemidir. Geleneksel ölçü materyallerine kıyasla hasta konforu ve doğruluk avantajı sunar.  Dijital Gülüş Tasarımı (Digital Smile Design) Hastanın yüz, dudak ve diş oranlarının dijital ortamda analiz edilerek ideal gülüşün planlanmasını sağlayan estetik diş hekimliği yaklaşımıdır. \n Distal (Distal) Dişin orta hat çizgisine en uzak kısmını tanımlayan anatomik yön terimidir. Klinik ve radyografik değerlendirmelerde konum belirtmek için kullanılır.  Diş Eti (Gingiva) Dişleri çevreleyen ve alveol kemiğini örten yumuşak dokudur. Periodontal sağlığın korunmasında kritik rol oynar.  Diş Eti Çekilmesi (Gingival Recession) Diş eti dokusunun apikal yönde yer değiştirmesi sonucu diş kök yüzeyinin açığa çıkması durumudur. Hassasiyet ve estetik problemlere yol açabilir.  Diş Eti Hastalığı (Periodontal Disease) Diş eti ve destek dokularını etkileyen inflamatuar hastalıklar grubudur. Gingivitis ve periodontitis bu grubun temel formlarını oluşturur.  Diş Çekimi (Extraction) Tedavi edilemeyecek durumdaki dişlerin basit veya cerrahi yöntemlerle ağızdan uzaklaştırılması işlemidir. Çekim sonrası iyileşme süreci klinik açıdan önemlidir.  Diş Hassasiyeti (Dental Sensitivity) Sıcak, soğuk, tatlı veya asidik uyaranlara karşı dişlerde oluşan ani ve kısa süreli ağrı durumudur. Genellikle dentin tübüllerinin açığa çıkması ile ilişkilidir.  Diş Taşı Temizliği (Scaling) Diş yüzeyindeki plak ve diş taşı birikimlerinin el aletleri veya ultrasonik cihazlar yardımıyla uzaklaştırılması işlemidir. Periodontal tedavinin temel aşamalarından biridir.  Dry Socket (Alveolitis Sicca) Diş çekimi sonrası alveolde kan pıhtısının kaybı veya bozulması sonucu gelişen ağrılı inflamatuar durumdur. Şiddetli ağrı ve kötü koku ile karakterizedir. \nE  Eğimli Diş (Tipped Tooth) Dişin normal eksenine göre açısal olarak konumlanması durumudur. Oklüzyon ve ortodontik tedavi planlamasında değerlendirilmesi gerekir.  El Aletleri (Hand Instruments) Dental tedaviler sırasında manuel olarak kullanılan scaler, küret, ekskavatör gibi klinik aletleri kapsayan genel terimdir. Hassas doku kontrolü ve yüzey temizliğinde etkilidir.  Eksfoliasyon (Exfoliation) Süt dişlerinin fizyolojik olarak düşmesini veya diş dokularının yüzeysel olarak kaybını ifade eden terimdir. Pedodontide sık kullanılan kavramlar arasındadır.  Ekstraksiyon (Extraction) Tedavi edilemeyecek derecede hasar görmüş veya prognozu kötü olan dişlerin basit ya da cerrahi yöntemlerle ağızdan uzaklaştırılması işlemidir. Çekim sonrası doku iyileşmesi klinik takip gerektirir.  Ektopik Diş (Ectopic Tooth) Normal sürme yolunun dışında, alışılmadık bir konumda süren dişleri ifade eder. Ortodontik ve cerrahi müdahale gerektirebilir.  Endodonti (Endodontics) Diş pulpası ve kök kanalı dokularının hastalıklarının teşhis, tedavi ve korunması ile ilgilenen diş hekimliği uzmanlık dalıdır. Kanal tedavisi bu disiplinin temel klinik uygulamasıdır.  Enfeksiyon Kontrolü (Infection Control) Dental kliniklerde mikroorganizmaların yayılımını önlemek amacıyla uygulanan sterilizasyon, dezenfeksiyon ve bariyer önlemlerinin bütünüdür. Hasta ve sağlık çalışanı güvenliği açısından temel bir gerekliliktir.  Erozyon (Dental Erosion) Asidik maddelerin kimyasal etkisiyle diş sert dokularının demineralizasyonu sonucu oluşan madde kaybıdır. Beslenme alışkanlıkları, mide asidi reflüsü ve asidik içecekler erozyon gelişiminde önemli rol oynar. \n Erken Yükleme (Early Loading) İmplant yerleştirildikten sonra iyileşme süresi tamamlanmadan, ancak immediat yüklemeden daha geç bir dönemde restorasyon uygulanması yaklaşımıdır. Klinik stabilite temel belirleyicidir.  Erişkin Periodontitis (Adult Periodontitis) Genellikle erişkin bireylerde görülen, dişleri destekleyen dokularda ilerleyici kemik kaybı ile seyreden periodontal hastalık formudur. Güncel sınıflamalarda kronik periodontitis kapsamında değerlendirilir.  Etkileşim Alanı (Contact Area) Komşu dişlerin birbirine temas ettiği anatomik bölgeyi ifade eder. Doğru temas alanı, gıda sıkışmasının önlenmesi ve periodontal sağlığın korunması açısından önemlidir.  Estetik Dolgu (Composite Filling) Diş rengine uyumlu kompozit rezin materyaller kullanılarak yapılan restoratif dolgu uygulamasıdır. Fonksiyonel onarımın yanı sıra estetik beklentileri karşılamayı amaçlar. F  Fiber Post (Fiber Post) Kanal tedavisi görmüş dişlerde, kron restorasyonuna destek sağlamak amacıyla kök kanalına yerleştirilen fiber esaslı post sistemidir. Elastik modülü dentine yakındır.  Fissür (Fissure) Azı ve küçük azı dişlerinin çiğneme yüzeylerinde bulunan doğal oluk ve girintilerdir. Derin fissürler, gıda ve bakteri birikimine yatkın olmaları nedeniyle çürük gelişimi açısından risk oluşturur.  Fissür Örtücü (Pit and Fissure Sealant) Çiğneme yüzeylerindeki fissürlerin akışkan bir materyal ile kapatılarak çürük oluşumunun önlenmesini amaçlayan koruyucu diş hekimliği uygulamasıdır. Özellikle çocuk ve ergenlerde tercih edilir. \n Fizyolojik Aşınma (Physiological Wear) Zamanla çiğneme ve normal fonksiyonlar sonucu diş yüzeylerinde meydana gelen doğal madde kaybıdır. Patolojik aşınmalardan ayırt edilmesi gerekir.  Flep (Flap) Cerrahi işlemler sırasında kemik ve kök yüzeylerine erişim sağlamak amacıyla diş eti dokusunun kontrollü şekilde kaldırılmasıdır. Periodontal ve implant cerrahilerinde temel cerrahi yaklaşımlardan biridir.  Flepsiz Cerrahi (Flapless Surgery) Yumuşak doku kaldırılmadan, minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirilen cerrahi implant uygulamasıdır. Uygun vakalarda iyileşme süresini kısaltabilir.  Fluorid (Fluoride) Diş minesinin asitlere karşı direncini artıran ve demineralizasyonu azaltan kimyasal elementtir. Topikal veya sistemik olarak çürük önleme programlarında kullanılır.  Fluorid Uygulaması (Fluoride Application) Diş yüzeylerine jel, vernik veya solüsyon formunda fluorid uygulanarak çürük riskinin azaltılmasını amaçlayan koruyucu tedavidir. Yüksek çürük riski taşıyan bireylerde etkilidir.  Florozis (Dental Fluorosis) Gelişim döneminde aşırı fluorid alımına bağlı olarak diş minesinde meydana gelen yapısal ve estetik bozukluktur. Hafif vakalar beyaz opasitelerle, ileri vakalar renk değişiklikleriyle seyreder.  Fonksiyon (Function) Dişlerin ve çiğneme sisteminin besinlerin parçalanması, konuşma ve estetik gibi temel görevlerini yerine getirme kapasitesini ifade eder. Tedavi planlamasında fonksiyonel değerlendirme esastır.  Fonksiyonel Kapanış (Functional Occlusion) Çiğneme ve alt çene hareketleri sırasında dişlerin uyumlu ve dengeli temasını \ntanımlar. Sağlıklı fonksiyonel kapanış, eklem ve kas sağlığı açısından önemlidir.  Fraktür (Dental Fracture) Travma veya aşırı kuvvetler sonucu dişin mine, dentin veya pulpa dokusunu içeren kırık durumudur. Kırığın tipi tedavi yaklaşımını belirler.  Furkasyon (Furcation) Çok köklü dişlerde köklerin birbirinden ayrıldığı anatomik bölgedir. Periodontal hastalıkların ilerlemesi durumunda furkasyon bölgeleri tedaviyi zorlaştırabilir.  Furkasyon Tutulumu (Furcation Involvement) Periodontal hastalıklar sonucu furkasyon bölgesinin etkilenmesi durumudur. Klinik olarak prognozun değerlendirilmesinde önemli bir kriterdir. G  Geçici Dolgu (Temporary Filling) Kalıcı restorasyon öncesinde dişi dış etkenlerden korumak ve semptomları kontrol altına almak amacıyla uygulanan kısa süreli dolgu materyalidir. Endodontik ve restoratif tedavilerde ara aşama olarak kullanılır.  Geçici Kron (Temporary Crown) Kalıcı protetik restorasyon hazırlanırken dişi korumak, estetiği ve fonksiyonu sürdürmek amacıyla uygulanan geçici kaplamadır. Diş hassasiyetini ve diş eti irritasyonunu azaltır.  Gingiva (Gingiva) Dişleri çevreleyen ve alveol kemiğini örten yumuşak dokudur. Sağlıklı gingiva açık pembe renkli, sıkı kıvamlı ve kanamasız yapıdadır.  Gingival Biyotin (Gingival Biotype) Diş eti dokusunun kalınlık ve morfolojik özelliklerini ifade eden klinik kavramdır. İnce ve kalın biyotipler, cerrahi ve protetik tedavi planlamasında farklı yaklaşımlar gerektirir. \n Gingival Cep (Gingival Pocket) Diş eti ile diş yüzeyi arasındaki sulkusun patolojik olarak derinleşmesi sonucu oluşan boşluktur. Periodontal hastalıkların erken bulguları arasında yer alır.  Gingival Retraksiyon (Gingival Retraction) Ölçü alma veya restoratif işlemler sırasında diş eti dokusunun geçici olarak uzaklaştırılması işlemidir. Marjinal uyumun doğru şekilde kaydedilmesini sağlar.  Gingivitis (Gingivitis) Diş etlerinde kızarıklık, şişlik ve kanama ile karakterize, geri dönüşümlü inflamatuar periodontal hastalık formudur. Uygun ağız hijyeni ile tamamen iyileşebilir.  Greft (Graft) Doku kaybını telafi etmek veya rejenerasyonu desteklemek amacıyla kullanılan biyolojik veya sentetik materyallerdir. Periodontal ve implant cerrahilerinde yaygın olarak uygulanır.  Guided Bone Regeneration – GBR (Yönlendirilmiş Kemik Rejenerasyonu) Kemik defektlerinde rejenerasyonu desteklemek amacıyla greft materyali ve bariyer membranların birlikte kullanıldığı cerrahi tekniktir. İmplant başarısını artırmayı hedefler.  Gutta-Perka (Gutta-Percha) Kök kanallarının doldurulmasında kullanılan, termoplastik özelliklere sahip biyouyumlu endodontik dolgu materyalidir. Kanal sızdırmazlığının sağlanmasında temel rol oynar. H  Hareketli Protez (Removable Prosthesis) Hasta tarafından takılıp çıkarılabilen, eksik dişlerin fonksiyon, estetik ve \nfonasyonu yeniden kazandırılması amacıyla kullanılan protetik restorasyonlardır. Total ve parsiyel olmak üzere farklı tipleri bulunmaktadır.  Hemiseksiyon (Hemisection) Çok köklü bir dişte, köklerden birinin ve ona bağlı kron kısmının cerrahi olarak uzaklaştırılması işlemidir. Dişin geri kalan kısmının ağızda tutulmasını amaçlayan konservatif bir tedavi yaklaşımıdır.  Hibrit Protez (Hybrid Prosthesis) İmplant destekli, sabit veya yarı sabit özellikte olan ve genellikle akrilik ile metal altyapının birlikte kullanıldığı protetik restorasyon türüdür. Tam dişsizlik vakalarında tercih edilir.  Hipersensitivite (Dental Hypersensitivity) Sıcak, soğuk, tatlı veya mekanik uyaranlara karşı dişlerde oluşan ani, kısa süreli ağrı durumudur. Genellikle dentin tübüllerinin açığa çıkması ile ilişkilidir.  Hijyen (Hygiene) Ağız ve diş sağlığının korunması amacıyla uygulanan temizlik ve bakım uygulamalarının genel adıdır. Yetersiz hijyen, çürük ve periodontal hastalık riskini artırır.  Horizontal Kemik Kaybı (Horizontal Bone Loss) Periodontal hastalıklar sonucu alveol kemiğinin yatay yönde, dişlerin tamamını çevreleyecek şekilde kayba uğraması durumudur. Radyografik değerlendirmelerde sık görülür.  Hızlı Ortodonti (Accelerated Orthodontics) Ortodontik tedavi süresini kısaltmak amacıyla cerrahi veya biyolojik destekleyici yöntemlerin kullanıldığı tedavi yaklaşımlarını ifade eder.  Hidroksiapatit (Hydroxyapatite) Diş ve kemik dokusunun ana mineral bileşeni olan kalsiyum fosfat türevi kristal yapıdır. Dental biyomateryallerde kemik grefti ve kaplama materyali olarak kullanılır. \n Hiperplazi (Hyperplasia) Doku hücre sayısının artması sonucu meydana gelen hacimsel büyüme durumudur. Gingival hiperplazi, bazı ilaç kullanımları ile ilişkilendirilebilir.  Hipoestetik Gülüş (Hypoesthetic Smile) Dişlerin, dudakların veya gingivanın estetik açıdan yetersiz algılandığı gülüş tipini tanımlayan kavramdır. Estetik diş hekimliği planlamalarında değerlendirilir.  Hızlı Sertleşen Siman (Fast-Setting Cement) Kısa sürede sertleşme özelliğine sahip dental siman türüdür. Geçici restorasyonlar ve acil klinik uygulamalarda tercih edilir. I  Işınlı Dolgu Cihazı (Light-Curing Unit) Restoratif materyallerin polimerizasyonunu (sertleşmesini) sağlamak için mavi ışık dalga boyu (genellikle ~400–500 nm) üreten cihazdır. Kompozit rezin ve adeziv sistemlerin doğru şekilde kürlenmesi klinik dayanıklılık ve uzun ömür için kritiktir.  Irrigasyon İğnesi (Irrigation Needle) Endodontik tedavi sırasında irrigasyon solüsyonlarının kök kanallarına kontrollü ve güvenli şekilde uygulanmasını sağlayan ince uçlu dental enjektör uçlarıdır. Kanal duvarlarına zarar vermeden solüsyon dağılımını hedefler.  Irrigasyon Solüsyonu (Irrigation Solution) Endodontik tedavilerde kök kanallarının yıkanması ve dezenfeksiyonu amacıyla kullanılan kimyasal solüsyonlardır. Sodyum hipoklorit, EDTA gibi çözeltiler mikroorganizma yükünü azaltarak kanal sisteminde temizlik sağlar ve periapikal inflamasyonu engellemeye yardımcı olur.  İmplant Motoru (Implant Motor) İmplant cerrahisi sırasında osteotomilerin (implant deliklerinin) hazırlanmasında kullanılan, hız ve tork kontrolü sağlayan elektriksel veya \nakülü dental motor sistemidir. Cerrahi prosedürlerin hassas ve güvenli şekilde yürütülmesine katkı sağlar. İ  İleri Periodontal Hastalık (Advanced Periodontal Disease) Periodontal dokularda belirgin ataşman ve alveol kemik kaybı ile seyreden, dişlerin prognozunu ciddi şekilde etkileyen hastalık evresidir. Çoğu vakada cerrahi tedavi yaklaşımları gerektirir.  İmplant (Dental Implant) Eksik dişlerin yerine fonksiyon ve estetiği yeniden kazandırmak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen, genellikle titanyumdan üretilen yapay diş kökleridir. Uzun dönem başarısı osseointegrasyon sürecine bağlıdır.  İmplant Destekli Protez (Implant-Supported Prosthesis) Diş eksikliklerinin giderilmesinde implantlardan destek alan sabit veya hareketli protetik restorasyonlardır. Tutuculuk ve çiğneme verimliliği açısından avantaj sağlar.  İmmediat İmplant (Immediate Implant) Diş çekimi ile aynı seansta alveol boşluğuna yerleştirilen implant türüdür. Uygun vakalarda kemik hacminin korunmasına ve tedavi süresinin kısalmasına katkı sağlar.  İmmediat Yükleme (Immediate Loading) İmplant yerleştirildikten sonra kısa süre içinde geçici veya kalıcı restorasyonun uygulanması yaklaşımıdır. Primer stabilitenin yeterli olması temel gerekliliktir.  İmplant Üstü Restorasyon (Implant Restoration) Osseointegrasyon süreci tamamlandıktan sonra implant üzerine yerleştirilen kron, köprü veya protez yapılarıdır. Estetik ve fonksiyonel uyum esastır.  İnley (Inlay) Dişin çiğneme yüzeyindeki sınırlı madde kayıplarının restorasyonu için \nlaboratuvar ortamında hazırlanan indirekt dolgu restorasyonudur. Dayanıklılığı ve adaptasyonu yüksektir.  İnflamasyon (Inflammation) Doku hasarı veya enfeksiyona karşı organizmanın verdiği biyolojik yanıttır. Kızarıklık, şişlik, ısı artışı ve ağrı temel klinik bulgularıdır.  İnley–Onley Restorasyon (Inlay–Onlay Restoration) Dişin bir veya daha fazla tüberkülünü kapsayan, laboratuvar ortamında hazırlanan indirekt restoratif uygulamalardır. Geniş madde kayıplarında tercih edilir.  İrrigasyon (Irrigation) Endodontik tedavilerde kök kanallarının kimyasal solüsyonlarla yıkanarak temizlenmesi işlemidir. Mikroorganizma yükünün azaltılmasında kritik rol oynar.  İzolasyon (Isolation) Dental tedaviler sırasında çalışma alanının tükürük, kan ve nemden korunmasını amaçlayan klinik uygulamaların genel adıdır. Rubber dam en yaygın izolasyon yöntemidir.  İzolatör (Rubber Dam) Tedavi edilecek dişi çevre dokulardan izole ederek nem kontrolü sağlayan elastik örtü sistemidir. Endodontik ve restoratif işlemlerde hasta güvenliğini artırır.  İatrojenik Hasar (Iatrogenic Damage) Dental tedaviler sırasında istemeden oluşan doku veya diş hasarlarını ifade eder. Klinik dikkat ve doğru teknik seçimi ile önlenmesi hedeflenir.  İyileşme Fazı (Healing Phase) Cerrahi veya invaziv dental işlemler sonrası dokuların biyolojik onarım sürecini ifade eder. Tedavi başarısının değerlendirilmesinde önemli bir dönemdir. \nK  Kanal Dolgusu (Root Canal Filling) Kök kanallarının temizlenip şekillendirildikten sonra biyouyumlu dolgu materyalleriyle doldurulması işlemidir. Kanal sızdırmazlığının sağlanması, endodontik tedavinin uzun dönem başarısı açısından kritik öneme sahiptir.  Kanal Tedavisi (Root Canal Treatment) Pulpa dokusunun enfekte, iltihaplı veya nekrotik olduğu durumlarda dişin ağızda tutulmasını amaçlayan endodontik tedavi yöntemidir. Enfekte dokuların uzaklaştırılması ve kanalların doldurulmasını kapsar.  Kavitasyon (Cavitation) Diş sert dokularında çürük veya travma sonucu oluşan boşlukları ifade eder. Restoratif tedavi planlamasında kavitenin şekli ve derinliği belirleyicidir.  Kemik Grefti (Bone Graft) Yetersiz kemik hacmini artırmak amacıyla uygulanan cerrahi işlemdir. Otojen, allojen, ksenojen ve sentetik greft materyalleri kullanılabilir.  Kemik Rezorpsiyonu (Bone Resorption) Alveoler veya bazal kemik dokusunun fizyolojik ya da patolojik nedenlerle hacim kaybetmesi durumudur. Diş kaybı sonrası süreçte sık görülür.  Kılavuzlu Cerrahi (Guided Surgery) Dijital planlama ve cerrahi rehberler kullanılarak implantların önceden belirlenen açılar ve pozisyonlarda yerleştirilmesini sağlayan cerrahi yaklaşımdır. Hassasiyet ve öngörülebilirlik sağlar.  Klinik Ataşman Kaybı (Clinical Attachment Loss) Periodontal hastalıklar sonucu diş eti ve destek dokuların diş yüzeyinden uzaklaşmasını ifade eden klinik ölçüttür. Hastalığın şiddetini belirlemede kullanılır.  Klinik Kron Boyu Uzatma (Crown Lengthening) Dişin restoratif veya estetik gereksinimlerini karşılamak amacıyla diş eti ve/veya kemik seviyesinin cerrahi olarak düzenlenmesi işlemidir. \n Kompomer (Compomer) Kompozit rezin ve cam iyonomer siman özelliklerini birlikte taşıyan restoratif materyaldir. Özellikle pedodontide tercih edilir.  Kompozit Rezin (Composite Resin) Diş rengine uyumlu, estetik ve restoratif amaçlarla kullanılan polimer esaslı dolgu materyalidir. Ön ve arka grup dişlerde yaygın olarak uygulanır.  Kontakt Alanı (Contact Area) Komşu dişlerin birbirine temas ettiği anatomik bölgedir. Doğru kontakt alanı, gıda sıkışmasını önleyerek periodontal sağlığı destekler.  Kök Kanalı (Root Canal) Diş kökü içerisinde pulpa dokusunun yer aldığı anatomik boşluktur. Endodontik tedavilerin hedef alanını oluşturur.  Kök Rezorpsiyonu (Root Resorption) Diş kök dokusunun fizyolojik veya patolojik olarak yıkıma uğraması durumudur. İç ve dış rezorpsiyon olarak sınıflandırılır.  Kök Yüzeyi Düzleştirme (Root Planing) Kök yüzeylerinin pürüzsüzleştirilerek bakteriyel tutunmanın azaltılmasını amaçlayan periodontal tedavi uygulamasıdır. Scaling ile uygulanır.  Kron (Crown) Hasarlı veya madde kaybı fazla olan dişlerin tüm yüzeyini kaplayarak fonksiyon ve estetiği yeniden kazandıran sabit protetik restorasyondur.  Kron–Kök Oranı (Crown–Root Ratio) Dişin klinik kron uzunluğunun kemik içinde kalan kök uzunluğuna oranını ifade eder. Protetik ve periodontal prognozun değerlendirilmesinde önemlidir.  Küretaj (Curettage) Periodontal cepler içerisindeki enfekte granülasyon dokusunun uzaklaştırılmasını amaçlayan periodontal tedavi işlemidir. Cerrahi ve cerrahi olmayan teknikleri bulunur. \nL  Lamina Veneer (Porcelain Laminate Veneer) Dişlerin ön yüzeyine minimal aşındırma ile uygulanan ince porselen restorasyonlardır. Estetik diş hekimliğinde renk, form ve dizilim bozukluklarının düzeltilmesinde yaygın olarak kullanılır.  Lateral Sefalometri (Lateral Cephalometry) Ortodontik tanı ve tedavi planlamasında kullanılan, kafa ve yüz iskeletinin yan profilden değerlendirildiği radyografik görüntüleme yöntemidir. Çene ilişkilerinin analizinde önemli rol oynar.  Lazer Diş Hekimliği (Laser Dentistry) Yumuşak ve sert doku işlemlerinde lazer enerjisinin kullanıldığı modern diş hekimliği uygulamalarıdır. Daha az kanama, ağrı ve hızlı iyileşme avantajları sunabilir.  Lazer Kürtaj (Laser Curettage) Periodontal ceplerin temizlenmesinde lazer teknolojisinin kullanıldığı yardımcı periodontal tedavi yöntemidir. Seçilmiş vakalarda destekleyici olarak uygulanır.  Lezyon (Lesion) Diş, diş eti veya ağız içi dokularda normal yapının bozulması sonucu ortaya çıkan patolojik değişiklikleri ifade eden genel terimdir. Klinik ve radyolojik değerlendirme gerektirir.  Lingual (Lingual) Dişlerin dil tarafına bakan yüzeyini tanımlayan anatomik yön terimidir. Ortodontik ve restoratif uygulamalarda konum belirtmek amacıyla kullanılır.  Lingual Ortodonti (Lingual Orthodontics) Ortodontik braketlerin dişlerin lingual yüzeylerine yerleştirildiği tedavi yaklaşımıdır. Estetik kaygısı yüksek hastalarda tercih edilir. \n Lingual Retainer (Lingual Retainer) Ortodontik tedavi sonrasında dişlerin yeni konumlarını korumak amacıyla dişlerin lingual yüzeylerine sabitlenen pekiştirme apareyidir.  Lokal Anestezi (Local Anesthesia) Belirli bir bölgedeki sinir iletiminin geçici olarak bloke edilmesi yoluyla ağrı kontrolü sağlayan anestezi yöntemidir. Dental işlemlerin büyük çoğunluğunda uygulanır.  Lokal İrritasyon (Local Irritation) Restorasyon uyumsuzluğu, plak birikimi veya travma sonucu ağız içi dokularda oluşan lokal tahriş durumudur. Uzun süreli varlığı patolojik değişikliklere yol açabilir.  Lökoplaki (Leukoplakia) Ağız mukozasında görülen, kazınamayan beyaz renkli lezyonları tanımlayan klinik terimdir. Premalign potansiyel taşıyabileceğinden dikkatli izlem gerektirir.  Luksasyon (Luxation) Dental travma sonucu dişin alveol içerisindeki normal konumundan kısmen veya tamamen yer değiştirmesi durumudur. Acil müdahale gerektirir.  Luksasyon Fraktürü (Luxation Fracture) Dişin yer değiştirmesi ile birlikte alveol kemiğinde kırık oluşması durumudur. Travmatik dental yaralanmalar arasında yer alır. M  Marjinal Gingiva (Marginal Gingiva) Dişi çevreleyen serbest diş eti dokusudur. Periodontal değerlendirmelerde inflamasyon bulguları açısından incelenir.  Marjinal Uyum (Marginal Adaptation) Restorasyonun diş dokusu ile birleştiği sınır bölgede gösterdiği uyum derecesini ifade eder. Yetersiz marjinal uyum, sekonder çürük ve periodontal problemlere neden olabilir. \n Maloklüzyon (Malocclusion) Alt ve üst dişlerin normal kapanış ilişkisini bozacak şekilde dizilmesi durumudur. Fonksiyonel bozukluklara, estetik problemlere ve temporomandibular eklem rahatsızlıklarına yol açabilir.  Maksilla (Maxilla) Üst çeneyi oluşturan kemik yapıdır. Dişlerin yanı sıra maksiller sinüsler ve nazal boşluk ile anatomik ilişki içerisindedir.  Maksiller Sinüs (Maxillary Sinus) Üst çene kemiği içerisinde yer alan hava dolu anatomik boşluktur. İmplant planlamasında sinüs tabanının konumu önem taşır.  Mandibula (Mandible) Alt çeneyi oluşturan kemik yapıdır. Çiğneme, konuşma ve yüz estetiğinde temel rol oynar; temporomandibular eklemin hareketli parçasıdır.  Matriks Bandı (Matrix Band) Restoratif işlemler sırasında dolgu materyalinin şekillendirilmesini ve komşu dişle doğru kontakt alanının oluşturulmasını sağlayan yardımcı ekipmandır.  Membran (Barrier Membrane) Periodontal ve implant cerrahilerinde yönlendirilmiş doku veya kemik rejenerasyonunu desteklemek amacıyla kullanılan bariyer materyaldir. Rezorbe olan ve olmayan türleri bulunmaktadır.  Metal Destekli Porselen (PFM Crown) Metal altyapı üzerine porselen uygulanarak hazırlanan sabit protetik restorasyon türüdür. Dayanıklılığı yüksek olmakla birlikte estetik açıdan tam seramiklere göre sınırlıdır.  Mine (Enamel) Dişin en dış tabakasını oluşturan, yüksek mineral içeriğine sahip sert dokudur. Dişi mekanik ve kimyasal etkilere karşı korur.  Mine Defekti (Enamel Defect) Mine gelişimi sırasında meydana gelen yapısal bozukluklardır. Hipoplazi ve hipomineralizasyon en sık görülen tipleridir. \n Mobilite (Tooth Mobility) Dişin alveol içerisinde fizyolojik sınırların ötesinde hareket etmesi durumudur. Periodontal hastalıkların ilerlemesine bağlı olarak artabilir.  Molar (Molar) Ağzın arka bölgelerinde yer alan, geniş çiğneme yüzeylerine sahip azı dişleridir. Çiğneme fonksiyonunun büyük kısmını üstlenirler.  Mukozit (Mucositis) Ağız mukozasında kızarıklık, hassasiyet ve inflamasyon ile seyreden klinik durumdur. Travma, enfeksiyon veya sistemik nedenlerle gelişebilir. N  Nazal Taban (Nasal Floor) Üst çene ile burun boşluğu arasında yer alan anatomik yapı olup maksilla ve implant planlaması açısından önem taşır.  Nekrotik Pulpa (Necrotic Pulp) Pulpa dokusunun tamamen canlılığını kaybettiği durumu ifade eder. Çoğunlukla periapikal lezyon gelişimi ile ilişkilidir.  Nekrotizan Periodontal Hastalıklar (Necrotizing Periodontal Diseases) Diş eti ve periodontal dokularda nekroz, ağrı ve hızlı doku kaybı ile seyreden akut periodontal hastalık grubudur. Sistemik faktörlerle ilişkilendirilebilir.  Nekroz (Necrosis) Pulpa veya çevre dokuların canlılığını kaybetmesi durumudur. En sık nedenleri arasında ileri çürükler, travma ve vasküler dolaşımın bozulması yer alır. Endodontik tedavi gereksinimi doğurur.  Nodül (Nodule) Ağız içi yumuşak dokularda palpasyonla hissedilebilen, sınırlı ve genellikle yuvarlak yapıda oluşumlardır. Klinik değerlendirme ve gerekirse biyopsi gerektirebilir. \n Nonvital Diş (Non-vital Tooth) Pulpa canlılığını kaybetmiş, vitalite testlerine yanıt vermeyen dişleri ifade eder. Çoğu vakada endodontik tedavi veya çekim endikasyonu bulunur.  Normal Oklüzyon (Normal Occlusion) Alt ve üst dişlerin fonksiyonel ve estetik açıdan ideal temas ilişkisini ifade eder. Sağlıklı çiğneme fonksiyonu ve temporomandibular eklem dengesi ile ilişkilidir.  Normal Sürme (Normal Eruption) Dişlerin, belirli kronolojik sıraya ve anatomik yola uygun şekilde ağız ortamına çıkmasını ifade eden fizyolojik süreçtir.  Nörovasküler Demet (Neurovascular Bundle) Pulpa dokusu içerisinde yer alan sinir ve kan damarlarından oluşan yapıdır. Dişin beslenmesi, duyusal iletimi ve vitalitesinin sürdürülmesinde temel rol oynar.  Nöral İletim (Neural Transmission) Pulpa ve periodontal ligamentteki sinir lifleri aracılığıyla ağrı ve basınç duyusunun merkezi sinir sistemine iletilmesi sürecidir. O  Oklüzyon (Occlusion) Alt ve üst çenedeki dişlerin statik ve dinamik durumlarda birbirleriyle kurduğu temas ilişkisini ifade eder. Oklüzyonun doğru değerlendirilmesi; çiğneme fonksiyonu, restorasyon uyumu ve temporomandibular eklem sağlığı açısından kritik öneme sahiptir.  Oklüzal Aşınma (Occlusal Wear) Dişlerin çiğneme yüzeylerinde fonksiyonel veya parafonksiyonel kuvvetler sonucu meydana gelen madde kaybıdır. Bruksizm ve maloklüzyon gibi durumlarla ilişkilendirilebilir.  Oklüzal Ayarlama (Occlusal Adjustment) Dişlerdeki erken temasların ve dengesiz oklüzal ilişkilerin kontrollü \naşındırma yoluyla düzeltilmesini amaçlayan klinik işlemdir. Fonksiyonel kapanışın iyileştirilmesi hedeflenir.  Onley (Onlay) Bir veya daha fazla tüberkülü kapsayan, laboratuvar ortamında hazırlanan indirekt restoratif uygulamadır. Geniş madde kayıplarında dolguya alternatif olarak tercih edilir.  Ortodonti (Orthodontics) Diş ve çene düzensizliklerinin teşhis, önlenmesi ve tedavisi ile ilgilenen diş hekimliği uzmanlık alanıdır. Fonksiyonel kapanışın düzeltilmesi ve estetik uyumun sağlanmasını amaçlar.  Ortodontik Aparey (Orthodontic Appliance) Dişlerin hareket ettirilmesi veya konumlarının korunması amacıyla kullanılan sabit veya hareketli ortodontik araçlardır. Tedavi planına göre farklı tasarımlar uygulanır.  Ortognatik Cerrahi (Orthognathic Surgery) Çene iskeletindeki ileri derecede bozuklukların cerrahi olarak düzeltilmesini amaçlayan multidisipliner tedavi yaklaşımıdır. Ortodontik tedavi ile planlanır.  Osseointegrasyon (Osseointegration) İmplant yüzeyi ile çevre kemik dokusu arasında doğrudan, stabil ve fonksiyonel bir biyolojik bağlantının oluşması sürecidir. İmplant tedavisinin başarısında temel belirleyicidir.  Osteotomi (Osteotomy) Kemik dokunun cerrahi olarak kesilmesi veya şekillendirilmesi işlemidir. İmplantoloji ve maksillofasiyal cerrahide sıkça uygulanır.  Otojen Greft (Autogenous Graft) Hastanın kendi vücudundan alınan kemik veya doku greftidir. Yüksek biyolojik uyumu ve osteojenik potansiyeli nedeniyle kemik augmentasyonlarında altın standart olarak kabul edilir. \n Overbite (Derin Kapanış) Üst kesici dişlerin alt kesici dişleri dikey yönde normalden fazla örtmesi durumudur. Ortodontik tedavi gerektirebilir.  Overdenture (Overdenture) Doğal diş kökleri veya implantlar üzerinden destek alan hareketli protez türüdür. Tutuculuğu ve stabilitesi klasik total protezlere göre daha yüksektir.  Overjet (Artmış Yatay Örtüm) Üst kesici dişlerin alt kesicilere göre yatay yönde ileri konumlanmasını ifade eder. Estetik ve fonksiyonel sorunlara yol açabilir. Ö  Ölçü Kaşığı (Impression Tray) Dental ölçü alımında, elastomerik veya hidrocolloid ölçü materyallerinin ağız içinde homojen ve kontrollü şekilde taşınmasını sağlayan temel ekipmandır. Ölçü kaşığı, üst ve alt çene için farklı boyutlarda metal veya plastikten üretilir ve doğru oturum klinik adaptasyon ile tedavi başarısında etkilidir.  Ölçü Makinesi (Dental Impression Mixing Machine) Elastomerik ölçü materyallerinin (örneğin polieter, silikon bazlı ölçü materyalleri) doğru oranda karıştırılmasını sağlayan mekanik cihazdır. Homojen karışım elde etmek, ölçü kalitesini artırarak restoratif veya protez planlamasında hassas sonuç sağlar.  Ölçü Yardımcı Ürünleri (Impression Auxiliary Materials) Ölçü alım sürecinde kullanılan destek materyalleri ve aksesuarları kapsayan genel terimdir. Bunlar; kaşık tutucuları, retansiyon bantları, bariyerler ve materyal yerleşimini optimize eden diğer yardımcı ekipmanları içerir. Doğru yardımcı ürün seçimi ölçü kalitesini olumlu yönde etkiler. \nP  Panoramik Radyografi (Panoramic Radiograph) Tüm alt ve üst çene, dişler, temporomandibular eklemler ve çevre anatomik yapıların tek bir görüntüde değerlendirildiği ekstraoral radyografik görüntüleme yöntemidir. Genel tanı ve tedavi planlamasında yaygın olarak kullanılır.  Parafonksiyon (Parafunction) Çiğneme, konuşma veya yutma gibi normal fonksiyonlar dışında gerçekleşen dişsel alışkanlıkları ifade eder. Bruksizm ve diş sıkma en sık görülen parafonksiyonlardır.  Parsiyel Protez (Partial Denture) Ağızda bir miktar doğal diş bulunan durumlarda eksik dişlerin tamamlanması amacıyla kullanılan hareketli protetik restorasyondur. Sabit veya hareketli tipleri bulunur.  Periodontal Cep (Periodontal Pocket) Diş eti ile diş yüzeyi arasında patolojik olarak derinleşmiş boşluktur. Periodontal hastalıkların klinik göstergelerinden biridir ve tedavi gereksinimini belirler.  Periodontal Hastalık (Periodontal Disease) Diş eti, periodontal ligament ve alveol kemiğini etkileyen inflamatuar hastalıklar grubudur. Gingivitis ve periodontitis bu grubun temel alt başlıklarını oluşturur.  Periodontal Ligament (Periodontal Ligament) Diş kökü ile alveol kemiği arasında yer alan bağ dokusudur. Dişi kemik içinde askıda tutar ve kuvvetlerin dağıtılmasını sağlar.  Periodontitis (Periodontitis) Periodontal hastalıkların ileri evresi olup, dişleri destekleyen kemik ve bağ dokusunda geri dönüşümsüz kayıpla karakterizedir. Tedavi edilmediğinde diş kaybına yol açabilir. \n Periapikal Lezyon (Periapical Lesion) Diş kök ucunda, genellikle enfekte pulpa dokusuna bağlı olarak gelişen patolojik oluşumdur. Radyografik olarak periapikal radyolüsensi şeklinde izlenir.  Perküsyon Testi (Percussion Test) Dişin periapikal dokularının durumunu değerlendirmek amacıyla uygulanan klinik testtir. Hassasiyet, inflamasyon varlığına işaret edebilir.  Plak (Dental Plaque) Diş yüzeyine tutunan mikroorganizmalar ve hücresel artıklardan oluşan yapışkan biyofilm tabakasıdır. Çürük ve periodontal hastalıkların başlıca etiyolojik faktörüdür.  Postoperatif Bakım (Postoperative Care) Cerrahi veya invaziv dental işlemler sonrasında iyileşmeyi desteklemek ve komplikasyonları önlemek amacıyla uygulanan bakım sürecidir. Hasta uyumu tedavi başarısını etkiler.  Primer Stabilite (Primary Stability) İmplant yerleştirildiği anda kemik içerisinde sağlanan mekanik stabiliteyi ifade eder. İmmediat ve erken yükleme kararlarında belirleyici faktördür.  Protez (Dental Prosthesis) Eksik dişlerin yerine fonksiyon, estetik ve fonasyonu yeniden kazandırmak amacıyla yapılan sabit veya hareketli yapay dişlerdir. Tedavi planı hastanın klinik durumuna göre belirlenir.  Pulpa (Dental Pulp) Dişin merkezinde yer alan, sinir ve damar dokusundan oluşan canlı yapıdır. Dişin beslenmesi ve duyusal iletimi pulpa aracılığıyla sağlanır.  Pulpa Nekrozu (Pulp Necrosis) Pulpa dokusunun tamamen canlılığını kaybettiği durumu ifade eder. Genellikle ileri çürükler veya travma sonrası gelişir ve endodontik tedavi gerektirir. \nR  Radyografi (Radiography) Dişler, çene kemikleri ve çevre anatomik yapıların X-ışınları kullanılarak görüntülenmesini sağlayan tanı yöntemlerinin genel adıdır. Tanı, tedavi planlaması ve tedavi takibinde temel bir araçtır.  Rejeneratif Tedavi (Regenerative Therapy) Kaybedilmiş periodontal veya kemik dokuların yeniden oluşumunu hedefleyen cerrahi ve cerrahi olmayan tedavi yaklaşımlarını ifade eder. Greft ve membran kullanımı yaygındır.  Rezorpsiyon (Resorption) Diş veya kemik dokusunun fizyolojik ya da patolojik nedenlerle yıkıma uğraması sürecidir. İç rezorpsiyon ve dış rezorpsiyon olarak sınıflandırılır.  Retansiyon (Retention) Ortodontik veya protetik tedaviler sonrasında elde edilen sonuçların korunmasını ifade eden kavramdır. Tedavinin uzun dönem başarısı retansiyon sürecine bağlıdır.  Retainer (Retainer) Ortodontik tedavi sonrasında dişlerin yeni konumlarını korumak amacıyla kullanılan sabit veya hareketli pekiştirme apareyidir.  Retraksiyon Kordu (Retraction Cord) Ölçü alma veya restoratif işlemler sırasında diş eti dokusunu geçici olarak uzaklaştırmak amacıyla sulkusa yerleştirilen ip benzeri materyaldir. Marjinal detayların doğru kaydedilmesini sağlar.  Rubber Dam (Lastik Örtü) Dental tedaviler sırasında çalışma alanını izole ederek nem kontrolü sağlayan elastik örtü sistemidir. Endodontik ve restoratif işlemlerde hasta güvenliği açısından önemlidir.  Rezeksiyon (Resection) Cerrahi müdahale sırasında patolojik veya problemli dokunun kesilerek \nuzaklaştırılması işlemidir. Endodontik cerrahide kök ucu rezeksiyonu örnek olarak verilebilir.  Restoratif Diş Hekimliği (Restorative Dentistry) Dişlerdeki çürük, kırık veya madde kayıplarının fonksiyon ve estetiği yeniden kazandıracak şekilde tedavi edilmesini amaçlayan diş hekimliği alanıdır.  Rijit Splint (Rigid Splint) Travma sonrası dişlerin stabilizasyonunu sağlamak amacıyla kullanılan sabit destekleyici apareydir. İyileşme sürecinde dişlerin korunmasına yardımcı olur.  Radyolüsensi (Radiolucency) Radyografik görüntülerde koyu alanlar şeklinde izlenen, X-ışınlarını daha az tutan dokuları ifade eder. Genellikle kemik kaybı veya lezyon varlığını düşündürür. S  Sabit Protez (Fixed Prosthesis) Hasta tarafından çıkarılamayan, diş veya implantlardan destek alan protetik restorasyonlardır. Kron ve köprü uygulamaları bu gruba girer.  Sekonder Çürük (Secondary Caries) Mevcut bir restorasyonun kenarlarında veya altında gelişen çürük oluşumudur. Genellikle marjinal uyumsuzluk veya plak birikimi ile ilişkilidir.  Self-Etch Adeziv (Self-Etch Adhesive) Diş yüzeyinin asitle pürüzlendirilmesi aşamasını ayrı bir işlem olarak gerektirmeyen adeziv sistemdir. Klinik uygulama süresini kısaltır ve postoperatif hassasiyeti azaltabilir.  Servikal Lezyon (Cervical Lesion) Dişin mine–sement birleşimi bölgesinde meydana gelen madde kayıplarını ifade eder. Aşırı fırçalama, erozyon veya oklüzal stresle ilişkili olabilir.  Simantasyon (Cementation) Sabit protetik restorasyonların diş yüzeyine kalıcı veya geçici simanlar \nyardımıyla yapıştırılması işlemidir. Siman seçimi restorasyonun başarısını doğrudan etkiler.  Sinüs Lifting (Sinus Lift) Üst çene arka bölgede implant uygulamasına olanak sağlamak amacıyla maksiller sinüs tabanının cerrahi olarak yükseltilmesi işlemidir. Kemik hacminin yetersiz olduğu vakalarda uygulanır.  Splint (Splinting) Travma veya periodontal hastalık sonucu mobilitesi artmış dişlerin birbirine bağlanarak stabilize edilmesi işlemidir. İyileşme sürecinde dişlerin korunmasını sağlar.  Sondlama Derinliği (Probing Depth) Periodontal sond yardımıyla ölçülen, diş eti oluğu veya periodontal cebin derinliğini ifade eden klinik parametredir. Hastalığın şiddetini belirlemede kullanılır.  Subgingival (Subgingival) Diş eti seviyesinin altında yer alan anatomik bölgeyi tanımlayan terimdir. Periodontal tedavi ve değerlendirmelerde sıkça kullanılır.  Supragingival (Supragingival) Diş eti seviyesinin üzerinde kalan diş yüzeylerini ifade eder. Plak ve diş taşı birikiminin ilk görüldüğü alanlardır.  Sürme Bozukluğu (Eruption Disorder) Dişlerin normal sürme zamanında veya doğru pozisyonda ağız ortamına çıkamaması durumudur. Ortodontik veya cerrahi müdahale gerektirebilir.  Sterilizasyon (Sterilization) Mikroorganizmaların tüm formlarının fiziksel veya kimyasal yöntemlerle tamamen yok edilmesi sürecidir. Dental kliniklerde enfeksiyon kontrolünün temel unsurudur.  Stabilite (Stability) Dişlerin, implantların veya protezlerin fonksiyon sırasında yer değiştirmeye karşı gösterdiği dirençtir. Tedavi başarısının önemli göstergelerinden biridir. \nT  Temporomandibular Eklem (Temporomandibular Joint – TMJ) Alt çenenin kafatası ile eklem yaptığı, çiğneme ve konuşma hareketlerinin gerçekleşmesini sağlayan eklemdir. Fonksiyon bozuklukları ağrı, ses ve hareket kısıtlılığı ile seyredebilir.  Temporomandibular Eklem Bozuklukları (TMD) Temporomandibular eklem, çiğneme kasları ve ilişkili yapıları etkileyen fonksiyonel ve yapısal bozukluklar grubudur. Oklüzal düzensizlikler ve stres faktörleri ile ilişkili olabilir.  Temporer Restorasyon (Temporary Restoration) Kalıcı restorasyon öncesinde dişi korumak ve fonksiyonu sürdürmek amacıyla uygulanan geçici restoratif işlemdir. Tedavi sürecinin önemli bir ara basamağını oluşturur.  Total Protez (Complete Denture) Ağızda hiç doğal diş bulunmayan durumlarda uygulanan, üst ve alt çeneyi tamamen kapsayan hareketli protez türüdür. Fonksiyon ve estetiğin yeniden kazandırılmasını amaçlar.  Travma (Dental Trauma) Dişler, periodontal dokular veya çene kemiklerinin dış etkenler sonucu zarar görmesi durumudur. Acil değerlendirme ve müdahale gerektirir.  Tüberkül (Cusp) Azı ve küçük azı dişlerinin çiğneme yüzeylerinde bulunan çıkıntılı anatomik yapılardır. Oklüzyon ve çiğneme fonksiyonunda önemli rol oynar.  Tork (Torque) Ortodontik tedavilerde dişlerin kök pozisyonunu kontrol etmek amacıyla uygulanan dönme kuvvetidir. Diş hareketlerinin üç boyutlu kontrolünü sağlar. \n Transversal Kapanış Bozukluğu (Transverse Malocclusion) Alt ve üst çene arasındaki yatay uyumsuzluk sonucu ortaya çıkan kapanış bozukluğudur. Çapraz kapanış bu grubun yaygın bir örneğidir.  Tedavi Planlaması (Treatment Planning) Hastanın klinik ve radyografik bulguları doğrultusunda uygulanacak dental tedavilerin sistematik olarak belirlenmesi sürecidir. Multidisipliner yaklaşım gerektirebilir.  Travmatik Oklüzyon (Traumatic Occlusion) Dişlere normal fizyolojik sınırların üzerinde kuvvet uygulanması sonucu oluşan oklüzal durumdur. Periodontal dokular üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir.  Tükürük (Saliva) Ağız ortamında bulunan, sindirim, lubrikasyon ve antibakteriyel savunma fonksiyonları olan biyolojik sıvıdır. Tükürük akışının azalması ağız sağlığını olumsuz etkiler.  Tükürük Bezi (Salivary Gland) Tükürük salgılayan majör ve minör bezleri ifade eder. Parotis, submandibular ve sublingual bezler majör tükürük bezleri arasında yer alır.  Tedavi Sonrası İzlem (Follow-up) Uygulanan dental tedavilerin başarısını değerlendirmek ve olası komplikasyonları erken dönemde saptamak amacıyla yapılan kontrol sürecidir. U  Ultrasonik Scaler (Ultrasonic Scaler) Diş yüzeylerinde biriken plak ve diş taşlarının, yüksek frekanslı titreşimler ve su akışı yardımıyla uzaklaştırılmasını sağlayan periodontal temizlik cihazıdır. Manuel aletlere kıyasla zaman ve konfor avantajı sunar.  Universal Adeziv (Universal Adhesive) Farklı bağlanma protokolleriyle (total-etch, self-etch veya selektif mine \nasitleme) uyumlu şekilde kullanılabilen çok amaçlı adeziv sistemdir. Klinik esneklik ve bağlanma başarısı açısından tercih edilir.  Universal Post (Universal Post) Farklı kök kanal çaplarına uyum sağlayabilen, genellikle fiber esaslı post sistemidir. Kanal tedavisi görmüş dişlerde restoratif destek amacıyla kullanılır.  Uygunluk (Fitness / Adaptation) Restorasyonun diş dokusu ile anatomik ve fonksiyonel açıdan uyumunu ifade eden klinik kavramdır. Yetersiz uygunluk, sekonder çürük ve periodontal problemlere yol açabilir.  Uzamış Sürme (Delayed Eruption) Dişlerin normal sürme zamanına kıyasla gecikmeli olarak ağız ortamına çıkması durumudur. Sistemik, lokal veya genetik faktörlerle ilişkili olabilir.  Üst Çene (Maxilla) Yüz iskeletinin önemli bir parçasını oluşturan ve üst dişleri taşıyan kemik yapıdır. Maksiller sinüsler ve nazal boşluk ile yakın anatomik ilişki içerisindedir.  Uzatılmış Klinik Kron (Extended Clinical Crown) Diş eti çekilmesi veya cerrahi işlemler sonucu dişin ağızda görünen kron kısmının artması durumudur. Estetik ve hassasiyet sorunlarına neden olabilir.  Uyarı Testleri (Vitality Tests) Pulpa dokusunun canlılığını değerlendirmek amacıyla uygulanan termal ve elektriksel testleri kapsayan klinik uygulamalardır. Endodontik tanıda yardımcıdır. Ü  Üçüncü Molar (Third Molar / Wisdom Tooth) Ağızda en son süren ve genellikle 17–25 yaşları arasında ortaya çıkan azı dişleridir. Çoğu vakada gömülü kalabilir ve perikoronitis, çürük veya \nkomşu diş hasarına neden olabileceğinden cerrahi çekim endikasyonu doğurabilir.  Ülser (Oral Ulcer) Ağız mukozasında epitel kaybı ile karakterize, ağrılı lezyonlardır. Travma, enfeksiyon, sistemik hastalıklar veya immünolojik faktörlerle ilişkili olabilir.  Üst Çene (Maxilla) Yüz iskeletinin önemli bir parçasını oluşturan ve üst dişleri taşıyan kemik yapıdır. Maksiller sinüsler, nazal boşluk ve orbita ile anatomik komşuluk içerisindedir; implant ve protetik planlamada kritik öneme sahiptir.  Üst Yapı (Suprastructure) İmplant tedavisinde, implant gövdesi üzerine yerleştirilen abutment ve restoratif bileşenleri kapsayan genel terimdir. Estetik, fonksiyon ve biyomekanik uyum açısından doğru üst yapı tasarımı gereklidir.  Üst Yapı Protezi (Implant-Supported Superstructure) İmplantlardan destek alan ve ağızda fonksiyon gören sabit veya hareketli protetik restorasyonlardır. Oklüzal denge ve yük dağılımı tedavi başarısını doğrudan etkiler.  Üst Dudak Hattı (Upper Lip Line) Gülüş sırasında üst dudağın konumunu ve diş–gingiva görünürlüğünü belirleyen estetik parametredir. Estetik diş hekimliği ve gülüş tasarımı planlamalarında dikkate alınır.  Üretici Firma Talimatları (Manufacturer’s Instructions for Use) Dental materyal ve cihazların güvenli ve etkin şekilde kullanılabilmesi için üretici tarafından belirtilen klinik uygulama yönergeleridir. Klinik uyum ve hasta güvenliği açısından bağlayıcıdır.  Ürün Sterilizasyonu (Product Sterilization) Dental cihaz ve aletlerin mikroorganizmalardan tamamen arındırılmasını amaçlayan fiziksel veya kimyasal işlemleri ifade eder. Enfeksiyon kontrol protokollerinin ayrılmaz bir parçasıdır. \nV  Veneer (Laminate Veneer) Dişlerin ön yüzeyine uygulanan, estetik amaçlı ince porselen veya kompozit restorasyonlardır. Renk, form ve hafif dizilim bozukluklarının düzeltilmesinde tercih edilir.  Vestibül (Vestibule) Dudaklar ve yanaklar ile dişler ve alveoler yapılar arasında kalan anatomik boşluktur. Protez stabilitesi ve cerrahi planlamalarda değerlendirilir.  Vertikal Kemik Kaybı (Vertical Bone Loss) Alveol kemiğinde lokal ve açısal şekilde meydana gelen kemik kaybı türüdür. Periodontal hastalıklarda sıklıkla görülür ve tedavi planını etkiler.  Vital Diş (Vital Tooth) Pulpa dokusu canlı olan ve vitalite testlerine pozitif yanıt veren dişleri ifade eder. Tedavi yaklaşımı, dişin vitalite durumuna göre belirlenir.  Vitalite Testi (Vitality Test) Pulpa dokusunun canlılığını değerlendirmek amacıyla uygulanan klinik testlerdir. Termal ve elektriksel yöntemler kullanılabilir.  Vitrifikasyon (Vitrification) Dental materyallerin yüksek sıcaklıkta cam benzeri bir yapı kazanması sürecidir. Özellikle porselen restorasyonların üretim aşamalarında önem taşır.  Volar Pozisyonlama (Voluntary Positioning) Ortodontik ve oklüzal değerlendirmelerde hastanın çene pozisyonunu bilinçli olarak belirli bir konuma getirmesini ifade eden klinik yaklaşımdır. Y  Yapay Diş (Artificial Tooth) Protetik restorasyonlarda doğal dişlerin fonksiyonel ve estetik özelliklerini \ntaklit etmek amacıyla kullanılan prefabrike veya özel üretim diş elemanlarıdır. Hareketli ve sabit protezlerde kullanılır.  Yapışma Dayanımı (Bond Strength) Restoratif materyalin diş dokusuna kimyasal ve/veya mikromekanik yollarla bağlanma gücünü ifade eder. Yüksek yapışma dayanımı, restorasyonların uzun dönem klinik başarısında belirleyici bir faktördür.  Yarı Gömülü Diş (Partially Impacted Tooth) Sürme yolunun bir kısmını tamamlamış ancak tam olarak ağız ortamına çıkamamış dişleri ifade eder. En sık üçüncü molar dişlerde görülür.  Yatay Kemik Kaybı (Horizontal Bone Loss) Alveol kemiğinin dişlerin çevresinde yatay yönde ve yaygın şekilde azalması durumudur. Periodontal hastalıkların tipik radyografik bulguları arasındadır.  Yumuşak Doku (Soft Tissue) Ağız içi mukozası, diş eti, dudaklar ve yanakları kapsayan, kemik dışındaki dokuların genel adıdır. Estetik ve cerrahi tedavi planlamasında önemli rol oynar.  Yumuşak Doku Grefti (Soft Tissue Graft) Diş eti çekilmeleri veya yumuşak doku hacim kayıplarının tedavisinde kullanılan cerrahi greftleme yöntemidir. Estetik ve fonksiyonel iyileşme hedeflenir.  Yükleme Protokolü (Loading Protocol) İmplant tedavisinde restorasyonun ne zaman uygulanacağını belirleyen klinik yaklaşımdır. İmmediat, erken ve geç yükleme protokolleri şeklinde sınıflandırılır.  Yüz Arkı (Facebow) Üst çenenin kafatasına göre konumunu artikülatöre aktarmak amacıyla kullanılan ölçüm aracıdır. Protetik restorasyonların doğru oklüzal ilişkilerle hazırlanmasına yardımcı olur.  Yüz Estetiği (Facial Aesthetics) Dişler, dudaklar, çene yapıları ve yumuşak dokular arasındaki uyumun \nbütüncül olarak değerlendirilmesini ifade eder. Estetik diş hekimliği ve ortodonti ile yakından ilişkilidir.  Yönlendirilmiş Doku Rejenerasyonu (Guided Tissue Regeneration – GTR) Periodontal dokularda kaybedilen yapıların yeniden oluşumunu desteklemek amacıyla bariyer membranlar kullanılarak uygulanan cerrahi tekniktir. Z  Zigomatik İmplant (Zygomatic Implant) Üst çenede ileri derecede kemik kaybı bulunan vakalarda, zigomatik kemiğe yerleştirilen uzun implant türüdür. Sinüs lifting veya kemik greftine alternatif olarak uygulanabilir.  Zirkonya Altyapı (Zirconia Framework) Yüksek dayanıklılık ve biyouyumluluğa sahip zirkonyum oksit esaslı protetik altyapıdır. Metal içermemesi nedeniyle estetik restorasyonlarda tercih edilir.  Zirkonyum Kaplama (Zirconium Crown) Zirkonya altyapı üzerine veya monolitik olarak hazırlanan, yüksek estetik ve dayanıklılık sunan sabit protetik restorasyondur. Ön ve arka grup dişlerde kullanılabilir.  Zon (Zone) Dental anatomi, cerrahi ve radyolojik değerlendirmelerde belirli bölgeleri tanımlamak amacıyla kullanılan kavramsal bölgelendirme terimidir. Klinik planlamada yönlendirme sağlar.  Zon Analizi (Zone Analysis) İmplant, protez veya estetik planlama aşamasında ağız içinin fonksiyonel ve estetik bölgeler halinde değerlendirilmesini ifade eder. Risk ve öncelik belirlemede kullanılır.  Zonlar Arası Geçiş (Interzonal Transition) Farklı anatomik veya fonksiyonel bölgeler arasındaki sınır ve geçiş alanlarını \ntanımlayan kavramdır. Özellikle estetik restorasyonlarda doğal görünüm açısından önemlidir.

WhatsApp Desteği
Adım Adım Satış Eğitimi