Sağlık Turizmi Yapmalı Mıyım, Yapmamalı Mıyım?
Sağlık turizmi dünyasına adım atmayı düşünen birçok kişi, sürece başlamadan önce aynı soruyu soruyor: “Sağlık turizmi yapmalı mıyım, yapmamalı mıyım?"
Bu soru, sektöre girmeyi düşünenlerin önemli bir kısmının karar aşamasında yaşadığı temel belirsizliği yansıtıyor. Deneyimler gösteriyor ki bu sorunun cevabını arayanların büyük bölümü, sağlık turizminin gerçekleriyle karşılaştıktan sonra süreci yeniden değerlendirme ihtiyacı duyuyor. Bu durum, vazgeçirme çabasından değil; işin doğasının ve gerekliliklerinin netleşmesinden kaynaklanıyor.
Sektörün gerçeklerini masaya yatırdığımızda, bu soruyu soranların büyük bir kısmının henüz yolun başında vazgeçtiğini görüyoruz. Peki, sizi başarıya götürecek olan o ince çizgi nerede başlıyor?
Sağlık Turizmi: Mevcut Yapının Devamı Değil, Yeni Bir İş Modeli

Sağlık turizmine girişte en sık yapılan hatalardan biri, mevcut bir diş kliniğine, plastik cerrahi kliniğine ya da hastaneye sahip olmanın yeterli olduğu düşüncesidir. Oysa sağlık turizmi, mevcut yapının doğal bir uzantısı değil; başlı başına yeni bir iş modelidir.
Bu modele girildiğinde, klasik bir iş kurma sürecinde ihtiyaç duyulan tüm unsurlar burada da geçerlidir. Ekip kurulması, yatırım yapılması, belirli bir süre boyunca sebat edilmesi, sabır gösterilmesi ve eğitim süreçlerinden geçilmesi sağlık turizminin ayrılmaz parçalarıdır. Mevcut muhasebe altyapısı, ön büro personeli ya da klinik içi operasyonlar tek başına yeterli değildir.
Sağlık turizmine ancak bu alanın bağımsız bir iş modeli olduğu kabul edildiğinde ve bu modele zaman, kaynak ve emek ayrılmaya hazır olunduğunda sağlıklı bir başlangıç yapılabilir.
Sağlık turizmine girip girmeme konusundaki en büyük yanılgı, bu işi mevcut kliniğin bir uzantısı olarak görmektir.
- Neden Girmemelisiniz? Eğer “Zaten bir muhasebecim var, bankodaki arkadaşım yabancı hastaya da bakar, mevcut asistanım süreci yönetir” diye düşünüyorsanız, bu sektöre hiç girmemeniz daha sağlıklı olabilir. Çünkü bu yaklaşım, genellikle hüsranla sonuçlanan bir maliyet tuzağıdır.
- Neden Girmelisiniz? Eğer sağlık turizmini mevcut işinizden bağımsız, sıfırdan kurulan yeni bir şirket ve yeni bir iş modeli olarak kabul ediyorsanız, doğru yoldasınız demektir. Bu iş; ayrı bir yatırım, özel bir ekip, ciddi bir eğitim süreci ve yüksek bir sabır eşiği gerektirir.
“Girmeliyim” Diyenler İçin Yol Haritası

Bu sektöre profesyonel olarak girmeye kararlıysanız, şu dört temel sütun üzerine inşa etmediğiniz bir yapı kalıcı olmayacaktır:
1. Stratejik Hedefleme Her ülkeye reklam çıkmak yerine, tedavi, hizmet, iş çevreniz… vb gibi konularda “güçlü alanlarınızın " hangi coğrafyaya hitap ettiğini belirlemelisiniz. Hangi ülkeden ve hatta şehirden hastaların sizi tercih etme potansiyeli daha yüksek? Hangi dilde anadil gibi hizmet verebiliyorsunuz? Lojistik olarak avantajlı mısınız? Zaman zaman da olsa hastaların kendi ülkelerinde sizi görmesi mümkün mü? Stratejinizi bu gibi soruların cevapları üzerine kurmalısınız.
2. Dijital Kimlik ve Güven İnşası Türkiye sınırları içerisinde çok tanınmış bir marka olmanız, yurt dışındaki hasta için bir anlam ifade etmez. Sınırı geçtiğiniz anda sizi kimse tanımıyor. Bu yüzden, sadece “var olmak” için değil, güven telkin etmek için tasarlanmış profesyonel bir web sitesine ve hedef ülkelerin kültürüne dokunan bir sosyal medya yönetimine ihtiyacınız var.

3. Pazarlama ve Satış Stratejik hedefleme arkasından dijital kimliğinizi de oturttuktan sonra sıra sahneye çıkma zamanı gelmiş demektir. Stratejiye uygun satış ekibi kurulmalı ve çeşitli mecralarda reklamlar, organik pazarlama tasarımları, etkinlik planlamaları yapılmaya başlanmalıdır. Her bir pazarlama ve satış sürecinin anahtar performans kriterlerinin (KPI) önceden tasarlanması ve yolculuk esnasında an be an ölçülmesi çok kritiktir. Başarılı olacağına emin olduğumuz pazarlama ve satış stratejilerinin kurumun DNA’sı sebebiyle başarısız olabilmesi de mümkündür. Düzenli ölçüm stratejiyi yönetmenizi sağlayacaktır.

4. Sürdürülebilir Hasta Kaynakları Başarılı bir sağlık turizmi operasyonu tek bir kanala yaslanmaz. Süreç; reklamlarla gelen hasta talepleri (lead), organik olarak (web sitesi, sosyal medya, hasta buluşmaları..vb) hasta talepleri ve en önemlisi tedavi olup ülkesine dönen hastaların referansları ile beslenmelidir. Özellikle referansla gelen hasta, güven bariyerini aşmış olduğu için kârlılığın anahtarıdır.
Sağlık Turizmine Girişte Temel Aşamalar
Sağlık turizmine adım atarken ilk olarak mevzuat ve yönetmelik süreçlerinin tamamlanması gerekir. Sağlık turizmi yönetmeliğinin gerektirdiği firma kuruluşu ve yasal şartlar eksiksiz şekilde yerine getirilmelidir. Bu süreç bireysel olarak yürütülebileceği gibi, yeterli zaman ayrılamadığı durumlarda profesyonel danışmanlık desteğiyle de ilerlenebilir.
Yabancı hastaya ulaşıldığında, markanın bilinirliği sıfırdan başlar. Bu nedenle dijital varlıklar kritik önem taşır. Yerli hastalar için yapılan fiziksel yatırımların benzeri, yabancı hastalar için dijital dünyada yapılmalıdır. Geçici veya yüzeysel şekilde hazırlanmış web siteleri, uzun vadede güven sorunlarına yol açar. Sağlık turizmine uygun, güven veren ve sürdürülebilir bir web sitesi temel ihtiyaçtır.
Sosyal medya yönetimi de hedef ülkelere göre planlanmalıdır. Her ülkenin kültürel dinamikleri dikkate alınarak haftalık ve aylık düzenli içerik planları oluşturulmalı, bu süreç profesyonel bir yaklaşımla yürütülmelidir.
Strateji ve hedefleme aşamasında ise güçlü yönlerin ve mevcut deneyimlerin netleşmesi gerekir. Daha önce hasta alınan ülkeler, güçlü olunan pazarlar ve potansiyel hedef ülkeler belirlenmeden etkili bir strateji oluşturmak mümkün değildir. Tüm planlama bu hedefler doğrultusunda yapılmalıdır.
Strateji netleştiğinde satış ekibi yapılanması ve CRM süreci devreye girer. Dijital pazarlama faaliyetleriyle elde edilen hasta datalarının doğru şekilde yönetilmesi, sağlık turizminin sürdürülebilirliği açısından belirleyici bir faktördür.
Sağlık Turizminde Başarının Üç Temel Kaynağı

Sağlık turizminin verimli ve kârlı olabilmesi üç ana kaynağın birlikte çalışmasına bağlıdır.
İlk kaynak hasta taleplerini topladığımız dijital pazarlamadır. Reklamlar aracılığıyla potansiyel hastaların karşısına çıkılması, formlar doldurulması ve bu başvuruların satış ekibi tarafından profesyonelce yönetilmesi bu sürecin temelini oluşturur.
İkinci kaynak organik kanallardır. SEO uyumlu web siteleri, sosyal medya üzerinden gelen mesajlar, hedef ülke ziyaretleri ve markalaşma çalışmaları bu kapsama girer.
Üçüncü ve en değerli kaynak ise referanstır. Tedavi sürecini tamamlayan hastaların memnuniyet üzerinden yeni hastalar kazandırması, sağlık turizminin en sürdürülebilir ve kârlı kanalıdır.
Doğru Temelle Başlayan Başarıya Ulaşır**
Sağlık turizmine girmek, sadece reklam bütçesi ayırmak değil; bir vizyon değişikliğine gitmektir. Eğer yatırım yapmaya, ekip kurmaya ve uzun vadeli bir stratejiyle sebat etmeye hazırsanız, bu sektör sizi hem kârlılık hem de büyüme anlamında mutlu edecektir.
Lead, organik ve referans kaynakları birlikte ve dengeli şekilde çalıştığında sağlık turizmi modeli işletmeler için tatmin edici ve sürdürülebilir bir yapıya dönüşür.
Sağlık Turizminde Başarıya Hazır Mısınız?
Sağlık turizmi yolculuğunuza doğru stratejilerle başlamak istiyorsanız, Ahmet Yardımcı Academy’nin sunduğu Sağlık Turizmi Eğitimleri ve Dijital Pazarlama Danışmanlığı hizmetlerini inceleyebilirsiniz. Stratejik hedefleme, dijital kimlik oluşturma ve hasta kazanımı konularında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçin.
Yorumlar